" Güniz' ciğim " dedi. " Dün saçlarımı kazıttım, ne güzel yumurta bir kafam varmış benim, valla ben kendimi çok beğendim." " Tabii hayatım, tahmin edebiliyorum. Şimdi koyu makyaj yaparsın, iri iri küpeler, bembeyaz güzel dişlerin, kocaman gülüşünle muhteşem olursun. Benim dövmecide bir kaç dövme de attırdık mı yepyeni bir yaşama kucak açarsın." diyebildim.
Canım, kankam, geçmişim, bu günüm, geleceğim, kahkaham, gözyaşım, bir tanecik 24 yıllık arkadaşım, meleğim akciğerindeki tümörün keşfinden ve kemoterapi seanslarından sonra yepyeni bir yaşamdaydı zaten.
Benim birinci dereceden yakınlarımdan hiç bir kaybım yok henüz, üstüne üstlük hasta olan da yok. Bu melek, bu güzeller güzelim ilk benim için, o benim birinci derecemden, o benim kızkardeşim...
Devam etti macera filmi anlatır gibi anlatmaya " Saçlarımı şöyle şöyle bağlayıp şöyle kazıdı kuaför, sonra ver elini perukçu ama kazınan saçlarımın toplam gramı yetmedi peruk için. O yüzden tam peruk çıksın diye saç ekleyecekler." " Renk atacaklar mı araya?" diyerek heyecanına ve vurdum duymazlığına destek oldum. " Yok değil ama Güniz yeniden uzarken hemen her rengi deneyeceğim, en başta da soğan kabuğu..."
Ne kalbimdeki delik, ne kalp pilim, ne beyin kanamam ve sonraki felcim beni bu kadar üzüp bu kadar sarsmadı. Onun hastalığını kendi içinde halledişinde benim tarzımı görsem de, " Sakin ol, bu hastalığın adı '... kanseri' sözcüğü ile bitmiyor. " dese de, yüreğimi dindirmem mümkün olmuyor, onun yaşam dolu sesi beni yatıştıramıyor, onun bildiğim inatçılığı beni ikna etmiyor.
Kızkardeşim, SENİ ÇOK SEVİYORUM !
2 Temmuz 2008 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

1 yorum:
selam,
kardeşine üzüldüm. eski bir sınıf arkadaşından yardım istersen ben burdayım.
kendine iyi bak.
iyi bayramlar..
c_temiz@excite.com
Yorum Gönder