Okul çıkışı Hayat' ı aldım, "Anne çok yorgunum çantamı taşır mısın?" "Tabii tatlım! :)"
Tepedeki evimize ulaşmak için dik yokuşu tırmanmaya başladık. Birden önümüzde Hayat' ın okulundan, ikisi Hayat' la yaşıt biri daha küçük üç kız belirdi. Hayat birden hızla yokuş yukarı koşmaya başladı, kızları geçti, bu arada kızlar beğenilerini yüksek sesle ifade ediyordu: " Aaa ne güzel koşuyor, çok hızlı."
"Çantası yok da ondan" dedi biri. Bunu da duyan Hayat hemen bir keskin dönüşle gülümseme soslu:
"Kızlar kimin çantasını taşıyayım?" diye sordu.
Eşşek, hani yorgundu! Üçü de çığlık çığlığa mutluluk ifadesiyle çantalarını Hayat' a verdiler. Hayat' ın bir omuzunda bir sırt çantası, ötekinde öteki, elinde de küçük çekçekli yeni moda okul çantası kikirdeye kikirdeye, konuşa güle yokuşu tırmandılar. Kızlar yokuş başında çantalarını almaya yeltendi biz ayrılacaktık. Hayat çantalarını verdi.
Mahzun, sırt çantası taşımış bir anne olarak ( muhaha ha ha ha) sessizce ayrılan kızlara:
" Teşekkür yok mu?" diye bağırmadan edemedim. Hepsi teşekkür ettiler Hayat' a utanmış...
(En sonunda) Beni farkeden Hayat: " Alayım mı çantamı anne?" dedi. "Yok tatlım, geldik zaten." dedim kalp köşesi azıcık kırık...
--------------------------------
Kadınlar yönlendiriyor ooooooooooooooğlum yaşantınızı, siz 'erkek dünyası' diye borazan öttürün. Önce anneniz, sonra öğretmeniniz, sevgiliniz, eşiniz, kızınız karar veriyor giyeceğiniz gömleğin rengine, süreceğiniz parfüme...
2. Kasım. 2009
18 Aralık 2009 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder