18 Aralık 2009 Cuma

PE-NİS ya da VA-Jİ-NA

Dün gece "Okan" programında tartışmak için çok önemli bir konuyu seçmişti; " Çocuk İstismarı " Bu önemli konuyu ulusal bir televizyon kanalında böylesi açıklığıyla masaya yatırmış olması bence takdir edilesi.

Konunun tartışılması, ele alınması için davet edilen uzman konuklar çok özel ve donanımlıydı. Okan Bayülgen tartışılan konunun ilk basamağında altını o kadar çizdi, döndü döndü sordu: " Nasıl söyleyeceğiz çocuğumuza, nasıl formüle edeceğiz, hangi kelimeleri seçeceğiz, o küçücüğü korkutmadan bunu nasıl ifade edeceğiz?" Uzman bayan konuk yanıtladı:" Bak ORANI kimseye dokundurmayacaksın, ORAN senin ört, koru, ORAYA başkası tarafından dokunulması yanlıştır." ORASI... Bu uzman konuk böylesi rahat, marjinal bir televizyon programında PENİS ya da VAJİNA diyemedi.

Sayın Doçent Doktor sohbet sırasında beş bin vaka gördüğünü söyledi 10 yıllık çalışma hayatında. Çok merak ediyorum bu uzman bu vakalarda hep penis ya da vajina yerine ORANI mı deyip durdu.

Cinselliği konuşmak biz yetişkinler için bile zaman zaman zorken bir çocukla bu konuyu konuşmak çok daha zor, kabul! Ne var ki yaşadığımız yüzyılda, dünya koşullarında, Türkiye ortamında çocuklarımıza yönelik cinsel bilgilendirmeye ve tacizden koruma amaçlı konuşmalara kulaklarımızı tıkamak, gözardı etmek, yokmuş gibi saymak, hele hele anne-babaysak, bir yavruya sahipsek mümkün değil. Böyle bir lüksümüz yok!

Her ailenin kendine has bir sözlüğü vardır. Çocuklara böylesi bir bilgilendirme verilirken bu sözlükten rahatlıkla yararlanılabilir şüphesiz... (kuş, pipi, kutu vs. vs. vs.)

Ama çocuğumuza açık açık utanmadan, cinsel organın adını telaffuz ederek PENİS ya da VAJİNA " bile " diyemiyorsak, oğlumuzun ya da kızımızın " utanmadan", " açık açık" bize gelip tacize uğradığını anlatmasını bekleyemeyiz...

Ve bu sadece BİR nokta bu cinsel bilgilendirme görevimizde, sorumluluğumuzda...


8. Aralık. 2009

Hiç yorum yok: